|
|
|
Fethiye
:: Aspendos |
Aspendos
Serik'in 6 km doğusunda,! Köprüçayın kıyısında, Belkis
Köyü'nün yanındaki Pamphylia Bölgesi'nin ticaret
merkezlerinden olan antik Kent.
Antik kaynaklara göre, Mopsos önderliğindeki Argoslular'ca MÖ 10. yy'da
kuruldu. MÖ 5. ve 4. yy'da kendi parasını basan ilk
Pamphylia kentlerinden biriydi. Estvediys adının, kentin
eski adı olduğu anlaşılmaktadır. Estvediys'in, Geç Hitit
Kralı Asitawanda'nın adından üretildiği ileri sürülür.
Atinalı Kimon'un MÖ 468'de Eurymedon ağzında Persler'e
karşı kazandığı zaferler, kentin siyasal açıdan dikkat
çekmesine yol açtı. Kent, MÖ 425'e değin Attika-Delos
Deniz Birliği'nin üyesi olarak kaldı. MÖ 411'de
Persler'ce deniz üssü haline getirildi.
MÖ
5. yy'ın sonunda, İon Satrapı Kiros'un merkezi yönetime
karşı ayaklanmasını asker vererek destekledi.
MÖ 330'da Büyük MSkender tarafından işgal edildi. İskender'in ölümünden
sonra ilk önce Ptolemaios hanedanının, daha sonra
Bergama Krallığı'nın egemenliğine girdi. Helenistik
dönemde varlıklı yerleşmelerden biri durumuna geldi.
Roma ile iyi ilişkiler geliştiren kent, Attalos IH'un
ölümüyle Asia Eyaleti'ne bağlandı (MÖ 133). 13. yy
başında Antalya ile birlikte Anadolu Selçuklularının
egemenliğine girdi.
Kentin üzerinde kurulduğu düzlük, batıdan birbirine komşu iki tepe ile
sınırlanır. Yerleşme, bu tepelere ve aradaki düzlüğe
yayılmış durumdadır. Büyük tepenin kentin merkezi
olduğu, yapı kalıntılarının niteliğinden anlaşılır. En
dikkati çeken yapı, Roma İmparatoru Antoninus Pius
dönemine (MS 138-161) tarihlenen Mimar Zenon'un yapıtı
olan tiyatrodur. Günümüzde çağdaş şenlik ve
festivallerin yapıldığı tiyatronun en önemli özelliği
akustiğidir.
Söylencelere
konu olmuş bu niteliği, mimarın nasıl gerçekleştirdiği
çözümlenebilmiş değildir.
Tiyatronun batısında, akropolise çıkan yolun iki yanında
karşılıklı iki yapı vardır. MS 2. yy'a tarihlenen
konglomera yapılardan yolun sağındaki gymnasium,
solundaki hamamdır. Tiyatronun doğusundaki stadyum çok
yıkıktır. Perge Stadyumu gibi tonozlu altyapı üstüne
oturur. 40 m yüksekliğindeki akropolis, Helenistik
dönemde yapılıp Roma ve Bizans dönemlerinde onarılan
surlarla çevrilidir. Güney, doğu ve kuzeydeki kent
kapılarından kuzeydeki sağlamdır. Üç yanı değişik
işlevli yapılarla çevrelenmiş olan agora, 2. yy'da
genişletilerek onarıldı.
Agoranın doğusunda yer alan 105x26 m ölçülerindeki anıtsal bazilika,
kentle ilgili işlerin görüldüğü, yargının yönetildiği
yerdir. 32,50 m uzunluğunda, 15 m yüksekliğindeki
anıtsal çeşme, agoranın kuzeyindedir. Agoranın
batısındaki caddenin iki yanında 12 dükkan
sıralanmıştır. Duvarlarındaki kiriş deliklerinden iki
katlı olduğu anlaşılan dükkanlar podium üzerindedir.
Dükkanların kuzeyinde, işlevi tam belirlenemeyen bir
yapı vardır. Odeon ya da bouleuterion olarak düşünülen
bina, yarım daire planlı bölüm ile arka arkaya
sıralanmış dikdörtgen planlı iki salondan oluşur.
Kentin güney girişinin yanında Tanrıça Artemis'e adandığı sanılan bir
tapınağın kalıntıları görülebilir. Nekropol ya da kent
mezarlığı, geniş bir alana yayılmış durumdadır. Kentin
tiyatrodan sonra en önemli yapısı su kemerleridir.
Burada bulunan bir yazıttan, Tiberius Cladius İtalicus
tarafından 2. yy'm ortalarında yaptırıldığı anlaşılır.
Kuzeydeki dağlardan, 1 km gibi uzun bir mesafeyi aşarak
kente su getirilirdi. Yükseklikleri 15 ile 30 m arasında
değişen su kemerlerinin iki ucunda su kuleleri vardır.
|
|