|
|
|
Fethiye
:: Bodrum Tarihi yerler |
Güllük Körfezi ile Gökova Körfezi
arasında yer alan Bodrum, ülkemizin en çok tercih edilen
turizm ve eğlence merkezi konumundaki, tarihi antik
çağlara kadar uzanan bir kenttir.
Güllük Körfezi ile Gökova Körfezi arasında yer alan
Bodrum, doğuya doğru uzanan yarımadanın güney kıyısında
ve bir koy kenarında kuruludur.
Antik adı Halikarnassos olan yerleşmenin, MÖ 11. yy'da
Karialılar'ın Argolis kolu tarafından kurulduğu
sanılmaktadır. MÖ 546'dan sonra Pers hakimiyetine giren
kent, Perslere bağlı Karia satraplarınca idare edildi.
Karia satraplarının en ünlüsü Mausolos, Halikarnassos'u
başkent yaptı. Kentin tepesinde kendi adıyla anılan
sarayı inşa ettirdi. Dünyanın Yedi Harikası'ndan biri
olan Mausolos'un mezarı da buradaydı. Halikarnassos,
duvarlarında azize kabartmaları, haçlar ve şövalye
armaları vardır. Dar bir kapıyla geçilen geniş alandaki
kuleler, Alman, İtalyan, İngiliz, Fransız adlarıyla
bilinir. Yuvarlak ve çok kalın duvarlı bir yapı olan
Beyaz Kule ise Abdülhamit II devrinde sürgün yeri olarak
kullanıldı. Daha geç dönemde yapılan Fransız Kulesi,
İtalyan Kulesi ile birleştirilerek şövalyelerin ve
yöneticilerin yerleşimi için ayrıldı. I. Dünya Savaşı
sırasında yıkılan İngiliz Kulesi onarımdan geçirildi.
Yapının alt katında iki sarnıç bulunmaktadır. Kale,
Ortaçağ şato mimarisinin özgün örneklerinden biridir.
Bodrum Müzesi:
1965'te Bodrum Kalesi'nde açıldı. Eserler iki bölümde
sergilenmektedir. Birinci bölüm, kaledeki küçük bir
kilisenin içindedir. Burada MÖ 9. ve 8. yy'a ait
eserler, İlk Tunç Çağı'na ait kaplar, Myken medeniyetine
ait buluntular, Arkaik, Klasik ve Hellenistik devre ait
heykellerle çeşitli küp mezarlar ve çocuk lahitleri
vardır. İkinci bölümde ise sünger avcıları tarafından su
altında bulunmuş eserler sergilenmektedir. Müzenin en
önemli eserlerinden biri, 1964'te kalenin duvarlarında
keşfedilen ve Yunanlılarla Amazonlar'ın mücadelesini
betimleyen Mausoleion'a ait bir friz parçasıdır. 0252
3162516
Halikarnassos
Mausoleionu:
Dünyanın Yedi Harikası'ndan biridir.
Bodrum'un Tepecik
Mahallesi'nde temel kalıntıları vardır. Helenistik
dönemde tüm görkemiyle yükselen anıt, önce bir depremle
sonra da Bodrum Kalesi'nin yapımında kullanılacak gereci
sağlamak için yıkıldı. Anıtı, Karia Satrapı Mausolos'un
eşi Artemisia kocasının anısına yaptırdı. MÖ 352'de
Mausolos ölünce Artemisia, Karia tahtına geçti ve ünlü
sanatçıları anıtın yapımıyla görevlendirdi. Ancak anıt
bitmeden öldü. Yapım yarıda kaldı, para da bitti.
Yapımda görevli sanatçılar parasız çalışacaklarını,
üstelik öbür harcamalar için gerekli parayı da
sağlayacaklarını söylediler ve anıtı tamamladılar.
Bodrum Yat Limanı:
Yapımına 1969 yılında başlanan limanın, 1973 yılında
altyapısı tamamlanmasına karşın, donanımı 1982'de
bitirilebildi. Yaz kış hizmet veren Yat Limanı'ndan 174
tekne yararlanabilmektedir. Teknelere, kızaklama ve
onarım dahil her tür hizmet verilmektedir.
Salmakis Burcu (Kaplan Kalesi):
Bardakçı Koyu sırtlarında görülen yapı, Hermafrodit
Efsanesi'nin doğduğu yerdir. Afrodit'in oğlu bir gün
Salmakis suyunda yıkanırken Salmakis adlı su perisi onu
görür ve ona aşık olur. Salmakis, yaptığı aşk teklifleri
reddedilince birden aşık olduğu delikanlıya sarılarak
aşkının ebedi olması, iki vücudu birbirinden
ayırmamaları için tanrılara dua eder. Dua kabul edilir,
ikisi ebediyen birleşirler. Erkek ve kadın vücudundan
oluşan bu bütüne Hermafrodit adı verilir.
Çömlekçi Köyü:
Geç Myken gömütlerinin bulunduğu köy , yerleşmesi. 1968
yılında yapılan kazılarda 9 gömüt açıldı ve çok sayıda
keramik ele geçirildi. Dikdörtgen ve yuvarlak planlı
olmak üzere iki tür gömüt saptandı. Çeşitli ölçülerdeki
dikdörtgen gömütlerin tabanının taşlarla kaplı olduğu
görüldü.
Müsgebi (Ortakent) Köyü Gömütleri:
Bodrum ilçe merkezinin kuzeybatısında, Müsgebi Köyü'nde
yapılan kazılarda, Myken Çağı gömütleri ortaya
çıkarıldı. Eğimli bölgelerde ve birkaç metre aralıklarla
yan yana dizilmiş olan gömütler, dromos ve gömüt
odalarından oluşmaktadır. İnce uzun bir çukur
biçimindeki dromostan, kapı işlevini gören küçük bir
açıklıkla odaya geçilir. Ölü konulduktan sonra kapı
taşlarla örülerek kapatılır. Dromos ve ölü odası
sıvalıdır. Toprağa oyulan gömüt odası kubbeyle
örtülüdür.
Myndos:
Bugün görülebilen surları ve su altında kalmış limanı
ile Halikarnassos'a çağdaş antik bir kenttir. Kentin
çevresini, bugün bir bölümü ayakta kalmış olan
Halikarnassos surları çevirmekteydi. Myndos'un bulunduğu
yerin bugünkü adı Gümüşlük'tür.
Antik Tiyatro:
Helen döneminden günümüze gelen önemli kalıntılardan
biridir. Kapasitesi 13.000 kişiliktir. 3 ana bölümden
oluşmaktadır. Bunlar Sahne, Orkestra ve Oturma yeridir.
Bina uzun dikdörtgen bir yapıdır. Her iki uçta
oyuncuların gireceği birer kapı bulunmaktadır. Bunlardan
başka 3 ana giriş kapısı bulunmaktadır.1973 yılında
yapılan kazılardan sonra açık hava müzesi olarak
düzenlenmiştir.
Ay giriyor sahneye ve günümüze ulaşan anıtsal Antik
Tiyatro, Göktepe´ nin güney yamacında ışıldıyor.. Antik
geleneğe uygun, yamaca sırtını dayamış bu yapı, sahne (skene),
orkestra çukuru ve oturma yerleri (kavea ya da theatreon)
ile Mavsolos döneminde onarılıyor ve aynı zamanda,
Anadolu´ nun en eski tiyatrolarından biri sayılıyor.
Yumuşak ana kaya oyularak yamaca yaslanan oturma
yerleri, ortadan geçen ´diazoma´ ile ´alt maenia´ ve
´üst maenia´ diye iki bölüme ayrılıyor. Gezip
göreceğiniz Antik Tiyatro´ da günümüze oldukça sağlam
biçimde oluşan ve 12 radyal merdivenle 11 parçaya
ayrılan alt bölümü gezecek, oturma yerlerinin
bazılarının üzerine yazılan adları -ola ki o çağda-
tiyatroya yardım veren ya da kombine bilet alan
kişilerin adlarını - okuyabileceksiniz!
|
|